4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da önemli değişiklikler getiren 7246 sayılı Kanun, 24.06.2020 tarihinde yürürlüğe girmişti.
Anayasa Mahkemesi (AYM), 9.11.2022 tarihli (E: 2020/67, K: 2022/139) kararında, 7246 sayılı Kanun ile getirilen ve iptali talep edilen iki temel yetki düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vererek bu konudaki hukuki tartışmalara son vermiştir.
1. Yapısal Tedbir Yetkisine İlişkin Düzenleme (4054 S.K. Md. 9/1)
İptal davasına konu olan yetki düzenlemelerinden ilki, 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrasındaki değişikliktir. Bu değişiklikle Kurul'a aşağıdaki yetkiler tanınmıştır:
"Kurul; ihbar, şikâyet ya da Bakanlığın talebi üzerine veya resen bu Kanunun 4 üncü, 6 ncı veya 7 nci maddelerinin ihlal edildiğini tespit ederse, ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerine rekabetin tesisi için yerine getirilmesi ya da kaçınılması gereken davranışları ve teşebbüslerin belirli faaliyetlerini yahut ortaklık paylarını ya da mal varlıklarını devretmeleri şeklindeki yapısal tedbirleri nihai kararında bildirir. Yapısal tedbirlere ancak daha önce getirilen davranışsal tedbirlerin sonuç vermediği hallerde başvurulur... Davranışsal tedbirlerin sonuç vermediğinin nihai kararla tespit edilmesi halinde ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerine yapısal tedbire uyması için en az 6 ay süre verilir."
Dava dilekçesinde, Kurul’a tanınan "yapısal tedbir" yetkisinin yargı kararı olmaksızın mal varlığının devri sonucunu doğurduğu, mülkiyet ve teşebbüs özgürlüğünü sınırladığı ve orantılı olmadığı gerekçeleriyle iptali istenmiştir.
AYM'nin Değerlendirmesi ve Ret Kararı
AYM, bu bölümün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin oybirliği ile reddine karar vermiştir. Kararın temel gerekçeleri şunlardır:
- Kanunilik: Düzenleme, hangi yapısal tedbirlerin alınabileceğini, hangi ihlallerde, hangi oranda ve hangi aşamada karara bağlanabileceğini açıkça düzenlediği için belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir niteliktedir.
- Meşru Amaç (Kamu Yararı): Anayasa'nın 167. maddesiyle devlete yüklenen tekel ve kartelleşmeyi engelleme yükümlülüğü kapsamında, kuralın serbest piyasa ekonomisini tehditlerden korumayı amaçladığı ve meşru bir amacının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
- Ölçülülük: Düzenleme;
- Orantılılık ilkesini taşımaktadır. Çünkü yapısal tedbirler (elden çıkarttırma), ihlalle orantılı ve etkili sona erdirme için gerekli olmalıdır.
- En önemlisi, yapısal tedbirlere ancak daha önce getirilen davranışsal tedbirlerin sonuç vermediği hallerde başvurulabileceği ve bu tedbir için teşebbüslere en az 6 ay süre tanınacağı açıkça belirtilmiştir. Bu durum, yapısal tedbirlerin Kurul’ca başvurulabilecek en son yöntem olduğu garantisini sunmaktadır.
2. Kopyalama ve Fiziki Örnek Alma Yetkisine İlişkin Düzenleme (4054 S.K. Md. 15/1a)
İkinci düzenleme, Kurul'un yerinde inceleme yetkisine ilişkindir. 4054 sayılı Kanun’un 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi şu şekilde değiştirilmişti:
"a) Defterlerini, fiziki ve elektronik ortam ile bilişim sistemlerinde tutulan her türlü verilerini ve belgelerini inceleyebilir, bunların kopyalarını ve fiziki örneklerini alabilir"
Dava dilekçesinde bu yetkinin hiçbir sınırlama olmaksızın ticari sır ve kişisel verilere erişim sağladığı, hukuki belirlilik ilkesiyle bağdaşmadığı ve orantılı olmadığı gerekçeleriyle iptali istenmiştir.
AYM'nin Değerlendirmesi ve Ret Kararı
AYM, bu ibarenin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin oyçokluğu ile reddine karar vermiştir. Kararın temel gerekçeleri şunlardır:
- Kanunilik: Yetkinin konusu, kapsamı ve sınırları açık ve net olarak belirlendiği için kural, kanunilik şartını taşımaktadır.
- Meşru Amaç: Kural, Anayasa'nın 167. maddesi kapsamında, rekabete aykırı işlemlerin tespit edilmesi amacıyla delil niteliğindeki belgelerin toplanmasını öngördüğü için meşru bir amaca sahiptir.
- Ölçülülük ve Güvenceler:
- Kuralın getirdiği sınırlama, zorunlu bir toplumsal ihtiyaçtan (serbest piyasanın korunması) kaynaklanmaktadır.
- Kurul personelinin sır saklama ve ifşa etmeme yükümlülüğü bulunmaktadır.
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında, kuralın kişisel verilerin korunmasına ilişkin gerekli güvenceleri (bilgilendirme hakkı, güvenliğin sağlanması vb.) karşıladığı değerlendirilmiştir.
- Bu güvenceler sayesinde, teşebbüslere aşırı külfet yüklenmediği ve sınırlamanın ölçülü olduğu sonucuna varılmıştır.
Genel Sonuç
AYM'nin bu kararıyla, Rekabet Kurulu'nun yetkileri açısından iki temel konu hukuki güvence altına alınmıştır:
- Kurul, 4054 sayılı Kanun'un ihlali durumunda (Md. 4, 6 ve 7) son çare olarak teşebbüslere mal varlıklarını veya faaliyetlerini elden çıkarttırma şeklinde yapısal tedbirler uygulayabilecektir.
- Kurul, yerinde incelemeler sırasında teşebbüslerin her türlü verisinin (fiziksel ve elektronik) kopyasını ve fiziki örneklerini alabilecektir.
AYM, Kurum'un iç organizasyonuna ilişkin bazı değişiklikleri iptal etmiştir, ancak bu iptal edilen düzenlemelerin doğrudan teşebbüsleri ilgilendiren bir yönü bulunmamaktadır.