Hukuk & Danışmanlık Hizmetleri
Yerel ve uluslararası alanda bilgili ve
tecrübeli ekibimizle hizmet sunmaktayız.

Danışma Hattı:
0850 303 11 36

Nafaka Ödemeyen Eşe Karşı Şikayet Yolu

Ana sayfa Nafaka Ödemeyen Eşe Karşı Şikayet Yolu

Boşanma davalarında mahkemece resen tedbir nafakasına veya tarafların talebi doğrultusunda tedbir, iştirak veya yoksulluk nafakasına hükmedilebilir. Tedbir nafakası boşanma davası esnasında yardıma muhtaç eş ve çocuk/çocuklar lehine hükmedilen nafakadır. Yoksulluk nafakası boşanma davası sonucunda maddi açıdan zor duruma düşecek taraf lehine hükmedilen nafaka türüdür. İştirak nafakası ise velayet kendisine verilmeyen eşin müşterek çocuk/çocukların giderleri ve bakımı için ödediği nafakadır.

Tedbir nafakasının icrası için boşanma kararının kesinleşmesine gerek olmasa da boşanma kararının feri niteliğinde olan iştirak ve yoksulluk nafakasının icrası için boşanma kararının kesinleşmiş olması gerekmektedir.

Tedbir nafakası kararı genel olarak ara karar ile verildiği için ortada bir ilam mevcut değildir. Bu nedenle alacaklı, nafaka borçlusunun borcunu ödememesi halinde tedbir nafakasına ilişkin ilamsız icra takibi yapabilir. Ancak gereği yerine getirilmeyen yoksulluk ve iştirak nafakası kararıyla icra takibi yapılabilmesi için bir mahkeme kararı ve bu kararın kesin olması şartı aranır.

Nafaka alacaklısı tarafından nafaka kararı ile icra takibi yapılması halinde borçlu tarafından ödeme yapılmayabilir. Bu durumda nafaka alacaklısı tarafından borçlu aleyhinde 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 344. Maddesi gereğince nafaka hükmüne uymama suçu nedeniyle şikâyet yoluna başvurulabilir. İlgili maddede “Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir. Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.” düzenlemesi mevcuttur.

İlgili kanuni düzenleme ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre tazyik hapsinin uygulanması için bazı şartların bulunması gerekmektedir.

  • Nafaka hükmüne, nafaka borçlusu tarafından uyulmaması nedeniyle yapılacak olan şikayetlerde görevli mahkeme İcra (Ceza) Mahkemesidir. Şikayet ilgili icra (ceza) mahkemesine dilekçe ile veya sözlü olarak yapılmalıdır. Davanın görüleceği yetkili mahkeme ise nafakaya ilişkin ilamlı icra takibinin yapıldığı icra dairesinin bağlı olduğu icra (ceza) mahkemesidir.(İİK m.346,348)
  • İcra ve İflas Kanununun 344. maddesi gereğince tazyik hapsine karar verilebilmesi için nafaka ödemesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması gerekmektedir. Dolayısıyla yoksulluk ve iştirak nafakasına hükmedilen kararın kesinleşmesi gerekmektedir.

Tedbir nafakası kararı yukarıda ifade edildiği üzere ilamsız icra takibine konu edileceği için tedbir nafakasının ödenmemesi nedeniyle tazyik hapsi söz konusu değildir.[1]

  • Nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için nafaka alacağına ilişkin bir icra takibi yapılması ve ayrıca yapılan icra takibinin kesinleşmiş olması şarttır. Bu durumda nafaka alacağına ilişkin icra emrinin borçlu tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi ve ödeme/itiraz sürelerinin geçmiş olması gerekmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus icra emrinin borçlu asile de tebliğ edilmesi gerektiğidir. Bilindiği üzere Tebligat Kanunun 11. Maddesi gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Ancak Yargıtay kararlarına bakıldığında “ … Hal böyle olunca, İcra ve İflas Kanunu’nun cezaya ilişkin hükümlerinin uygulanabilmesi için, Ceza Hukuku açısından ve cezaların şahsiliği prensibinin bir gereği olarak öncelikle icra emrinin borçlu sanığa tebliğinin gerekmesi karşısında, … yalnızca borçlu sanık vekiline icra emrinin tebliği ile yetinildiği gözetilmeden …” [2] denmekle borçlu asile icra emrinin tebliğ edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

  • Nafaka hükmüne uymama suçundan bahsedebilmek için borçlu tarafından ödeme koşullarına uyulmamış olması gerekmektedir. Borçlu aleyhinde yapılan ve kesinleşen icra takibine rağmen borçlu tarafından aylık nafaka ödenmemiş ise şikâyet yoluna başvurulabilecektir.
  • İcra emrinin usulüne göre borçluya tebliği ile şikâyet tarihi arasında işlemiş en az 1 aylık cari nafaka alacağının mevcut olması ve bunun gereğinin borçlu tarafından yerine getirilmemiş olması gerekmektedir. Birikmiş nafaka alacağı adi alacak sayıldığından birikmiş nafaka alacağının ödenmemesi halinde nafaka hükmüne uymama suçu oluşmayacaktır. Aynı şekilde icra emri borçluya tebliğ edilmeden önce işleyen aylık nafakalar birikmiş nafaka sayılacağından suç teşkil etmez.[3]
  • 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu 344/2. maddesine göre borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir. Borçlu/sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda bir dava açılması halinde kanunen mahkemeye bir takdir hakkı tanınmakta olup bu durumda ilgili dava sonuna kadar ceza davası ertelenebilecektir.
  • Nafaka hükmüne uymama suçu şikâyete tabi bir suç olup şikâyet süresi fiilin öğrenilmesi tarihinden itibaren 3 ay ve herhalde fiilin işlenmesi tarihinden itibaren 1 yıldır. Bu süreler hak düşürücü süreler olup ilgili sürelere uyulmaması halinde dava süre yönünden ret edilecektir.

Nafaka borcu her ay işleyen cari alacak olduğu için şikâyet sürelerinin ödenmeyen her ay için dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir. Öğrenme süresi icra dosyasında beyanda bulunulduğu veya haciz istendiği vb. taleplerin yapıldığı tarih olacaktır. Suç tarihi ise işlemiş her bir aylık nafakanın muaccel olduğu tarihtir.

  • 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu 344. maddesine göre nafaka hükümlerine uymama suçunun sabit olması halinde sanığa 3 aya kadar tazyik hapsi cezası verilecektir. Nafaka kararının gereği yerine getirildiğinde borçlu/sanık tahliye edilecektir.

Tazyik hapsi, hukuki niteliği gereği Türk Ceza Kanununda belirtilen ve suç karşılığı yaptırım olan hapis cezasından farklı olup kişiyi uymadığı yükümlülüğe uymaya zorlamak amacıyla düzenlenmiştir. Bu haliyle tazyik hapsi, seçenek yaptırımlara çevrilemez, tekerrüre esas alınamaz, koşullu salıverilme hükümleri uygulanamaz, ertelenemez ve adli sicil kaydına da işlenemez. Karar yerine getirildiğinde borçlu tahliye edilecektir.

İcra mahkemesinin verdiği tazyik ve disiplin hapsine ilişkin kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. Mahkeme itirazı incelemesi için dosyayı o yerde icra mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde icra mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye ceza mahkemesine, icra mahkemesi hâkimi ile asliye ceza mahkemesi hâkiminin aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın asliye ceza mahkemesine gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir.

Sonuç olarak, kanun ve usule uygun yapılmayan şikayetler nedeniyle başvuran tarafından hem maddi olarak bir kayıp yaşanmakta hem yargı mercileri gereksiz meşgul edilmektedir. Bu nedenle kanuna ve usule uygun şekilde şikayette bulunulması başvuran açısından oldukça önemlidir.

Av. ETEM TUNÇ

 

[1] İcra ve İflas Kanunun 344. maddesinde 2003 yılında yapılan ekleme ile mahkeme ara kararı ile hükmedilen nafakayı ödemeyen borçlular hakkında da tazyik hapsi uygulanacağı düzenlenmiş ise de bu düzenleme 2005 yılında yapılan değişiklikle kaldırılmıştır.
(RGT: 30.07.2003 RG NO: 25184 KANUN NO: 4949/97)

[2] Yargıtay 16.Hukuk Dairesi, E.2011/ 6583,  K.2011 / 8833, T.13.12.2011

[3]  Yargıtay 12.Hukuk Dairesi, E.2019/ 13774, K. 2020 / 99 K.14.01.2020