Hukuk & Danışmanlık Hizmetleri
Yerel ve uluslararası alanda bilgili ve
tecrübeli ekibimizle hizmet sunmaktayız.

Danışma Hattı:
0850 303 11 36

İcra ve İflas Yasası Kapsamında Konkordato

Ana sayfa İcra ve İflas Yasası Kapsamında Konkordato

Konkordato, borçlarının vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçluya vade verilmek ve/veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için tanınmış olan bir imkandır. Başka bir ifadeyle konkordato, bir borçlunun yaptığı teklifin, kanunda öngörülen nitelikli çoğunlukta alacaklıları tarafından kabul edilmesi ve yetkili makamca tasdik edilmesi sonucu, belli bir zaman dilimi içerisindeki tüm borçlarını, teklifi doğrultusunda ve kendisine uygun koşullar çerçevesinde ödemesini mümkün kılan bir hukuki imkandır.[1]

İcra ve İflas Hukukunda, borçlunun mallarının kanunun belirlediği çerçevede ve yetkili organlarca satılması ve alacaklıların tatmin edilmesine imkân tanıyan iflas kurumunun zamanla bu işlevinden uzaklaşması nedeniyle iflasın ertelenmesi kurumu mevzuatta yerini almıştır. 2003 yılında İcra ve İflas Kanununda yapılan değişiklikle “iflasın ertelenmesi” kurumu mevzuatımıza girmiştir. Ancak bu kurumun da zamanla eksik yanlarının (alacaklıların müzakerelerde söz sahibi olamaması, yargılamadaki problemler vb.) ortaya çıkması yeni bir düzenleme yapmayı zorunlu kılmıştır.

Bu nedenle 28.02.2018 tarihinde 7101 Sayılı Kanun ile 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 285. vd. maddelerinde değişiklik yapılarak konkordato kurumunun daha etkili kullanılması amaçlanmıştır.

2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda konkordato, Adi (İflastan Önce) Konkordato, Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato ve İflastan Sonra Konkordato olmak üzere 3 başlık altında düzenlenmiştir. Ülkemizde borçluyu iflastan kurtarma imkanı sağlaması sebebiyle yaygın olarak başvurulan konkordato türü adi konkordatodur.

Adi Konkordato

Adi Konkordato İcra ve İflas Kanununun 285-308. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu konkordato türünde, iflasa tabi olsun veya olmasın borçlarını zamanında ödeyemeyen veya ödeyememe riski altında bulunan her borçlu konkordato talebinde bulunabileceği gibi iflasa tabi borçlusu olan alacaklılar da talepte bulunabilir.

Borçlu veya alacaklılar yetkili Asliye Ticaret Mahkemesine verecekleri dilekçe ile konkordato talebinde bulunabilir. Mahkemece görevlendirilecek komiser/ler vasıtasıyla borçlunun malvarlığı incelenir ve komiser tarafından bir rapor hazırlanıp mahkemeye sunulur. Ayrıca alacaklıların alacaklarını bildirmesi için mahkemece ilan yapılır.

Adi Konkordato süreci borçlu veya alacaklının talebi ile başlayıp, borçluya mahkemece geçici ve kesin süre verilmesi, alacaklılar toplantısı ve konkordatonun mahkemece tasdik edilmesi olmak üzere üç önemli süreç vardır.

Burada dikkat edilmesi gereken hususlardan biri, konkordato talebine İcra ve İflas Kanunun 286. Maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak eklenmesi gerektiğidir. Nitekim belgelerin eklenmesi dava şartı olarak düzenlenmiştir. [2]

Geçici mühlet başlığını taşıyan İİK 287/1. Fıkrada, mahkemenin konkordato talebi üzerine 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı vereceği ve 297’nci maddenin ikinci fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı düzenlenmiştir.[3] Geçici mühlet süresi 3 aydır bu süre talep halinde mahkemece 2 ay daha uzatılabilir. Geçici mühlet süresi 5 ayı geçemez. Geçici mühlet kararıyla borçlu hakkında İcra ve İflas Kanunun kesin mühletin sonuçlarını düzenleyen 294-297. maddeleri uygulanır. Örneğin borçlu hakkında hiçbir takip yapılamaz ve önceden açılmış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, zamanaşımı ve hak düşüren süreler işlemez.

Yetkili Asliye Ticaret Mahkemesi geçici mühlet içinde tarafları duruşmaya davet ederek, komiserin raporunu, tarafların beyan ve itirazlarını ve dosyaya eklenen belgeleri inceleyerek yapacağı değerlendirme neticesinde konkordatonun başarıya ulaşma imkanının mümkün olduğuna kanaat getirirse borçluya 1 yıllık kesin mühlet verir. Özel durumların varlığı halinde ve komiserin bu yöndeki raporu ve talebi halinde kesin mühlet 6 ay daha uzatılabilir.

İİK’nın 289/3. maddesinde belirtilen, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmasının anlaşılmasından maksat yaklaşık ispat kuralı olup, taşınmazların üzerinde ipotek ve çok sayıda haczin bulunması nedeniyle piyasadaki ekonomik koşullara göre alıcı bulunmasındaki güçlük de kesin mühlet talebinin reddi için gerekçe olamaz.[4]

Yukarıda izah ettiğimiz üzere mahkemece kesin mühlet verilmesi halinde borçlu hakkında hiçbir takip yapılamaz ve önceden açılmış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, zamanaşımı ve hak düşüren süreler işlemez.

Kesin mühlet süresi içinde komiser tarafından alacaklılar konkordato projesini müzakere etmeleri için davet edilir. Alacaklılar toplantısındaki amaç; alacaklıların tespiti ve konkordatoya konu borçlunun hazırladığı proje hakkında alacaklıları bilgilendirmektir. Konkordato projesi;

a) Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya

b) Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini, aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır.

Alacaklılar toplantısında projenin gerekli çoğunlukla kabul edilmiş olması, borçlu teklifinin kaynaklarıyla orantılı olması, imtiyazlı alacaklar ve komiserin yapmış olduğu sözleşmelerden kaynaklanan alacakların ödenmiş olması ve teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçecek tutardan fazla olması halinde konkordato mahkemece tasdik edilir.

Konkordatonun tasdikiyle alacaklılar alacaklarını ancak konkordato teklifinde belirtilen oranda tahsil edebilirler. Aynı şekilde imtiyazlı alacaklar, rehinle temin edilmiş alacaklar, amme alacakları ve komiserin izniyle imzalanmış sözleşmelerden doğan alacaklar dışındaki tüm alacaklar için tasdik kararı bağlayıcı olur.

Mahkemece yapılacak yargılama sonucunda özellikle konkordatonun başarıya ulaşamayacağına dair konkordato geçici komiser raporları ve rayiç verileri gösteren bilirkişi raporları neticesinde kesin mühlet talebinin reddine ve iflasa tabi borçlunun iflasına kararı verilebilir.

Sonuç

Konkordato usulüne uygun şekilde yürütülürse hem alacaklı tarafın hem de borçlu tarafın lehinedir. Nitekim konkordato talep eden borçlu iflasa tabi değilse, alacaklılarla varacağı anlaşma neticesinde alacaklıların tüm malvarlığını haczedip satması tehdidinden kurtulma ve konkordato süresince işlerini yoluna koyma imkanına sahiptir. İflasa tabi olan borçlu açısından da iflasın tüm hukuki ve cezai sorumluluğundan kurtulma imkânı sağlar.

Alacaklılar da konkordato sayesinde, hem iflas ve haczin gerektirdiği masrafları yapmadan alacaklarına daha kısa ve daha fazla miktarda kavuşma imkanına sahip olur.

Bu yönleriyle konkordato yolu ile hem alacaklılar hem de borçlular lehine bir denge sağlanmaya çalışılmıştır.

Av. Etem Tunç

 

[1] PEKCANITEZ, H./ATALAY,O./ÖZKAN,S.M./OZEKES İcra ve İflas Hukuku, 11. Bası, 2013, s:775
[2] İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi T.13.12.2018, E. 2018/2680, K.2018/2187
[3] İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi T.11.10.2018, E. 2018/2349, K.2018/1587
[4] İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi T.10.01.2019, E. 2018/3010, K.2019/25