Hukuk & Danışmanlık Hizmetleri
Yerel ve uluslararası alanda bilgili ve
tecrübeli ekibimizle hizmet sunmaktayız.

Danışma Hattı:
0850 303 11 36

İcra Müdürlüğünden Gönderilen Maaş Haczi Yazısına Karşı İşverenin Sorumluluğu

Ana sayfa İcra Müdürlüğünden Gönderilen Maaş Haczi Yazısına Karşı İşverenin Sorumluluğu

İster kamu ister özel sektörde olsun bünyesinde çalışan bulunan kurumların/şirketlerin sık sık karşılaştığı sorunlardan biri iş yerine gönderilen maaş haciz müzekkereleridir. Gerçekten de hakkında icra takibi yapılmış olan bir çalışanın maaş veya ücretine haciz konulması için alacaklı tarafın talebi halinde icra dairesi tarafından ilgili iş yerine maaş haczi müzekkeresi gönderilmektedir. Burada özellikle belirtmek gerekir ki kanun koyucu borçlu çalışanına ait icra dosyasına taraf olmayan işverene bazı sorumluluklar yüklemiştir. Bu yazımızda çalışanı hakkında maaş haczi müzekkeresi gönderilen işverenin kanunen nasıl bir yol izlemesi gerektiği üzerinde durulacaktır.

2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 83. Maddesine göre maaş veya ücretlerin ancak bir kısmının haczi mümkündür. Kanunun ilgili maddesi bu düzenleme ile borçlu ve alacaklının menfaatleri bakımından bir denge oluşturmaya çalışmıştır. Burada korunmaya çalışılan değer, toplumun temel taşı olan ailenin bütünlüğü ve devamlılığıdır. Nitekim aldığı ücret veya maaşta borçlunun kendisi ve ailesinin geçinebilmesi için gerekli olan kısım tenzil edildikten sonra haciz yapılabileceği düzenlenmiştir. Kanunun ilgili maddesinde açıkça “Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir.” düzenlemesi mevcuttur.

Gerek 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu gerekse 4857 Sayılı İş Kanunun maaş veya ücret haczine ilişkin düzenlemeleri incelendiğinde,

    • Hakkında icra takibi mevcut olan bir çalışanın kural olarak maaş veya ücretinin en az ¼’üne haciz konularak işverence icra dosyasına gönderilmesi gerekmektedir. Ancak kanun koyucu burada icra müdürlüğüne sorumluluk yüklemiştir. Nitekim ilgili düzenlemeye göre icra müdürlüğünce, borçlunun kendisinin ve ailesinin geçimini temin bakımından, kişisel ve sosyal konumu, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin varlığı da gözetilerek, gerektiğinde bilirkişiden rapor da alınarak, almakta olduğu maaş ve ücretlerden ne kadarı ile kendisinin ve ailesinin geçimini sağlayabileceği saptandıktan sonra haczedilebilecek miktarın belirlenmesi gerekmektedir.
    • İş Kanunu’nun 35. maddesine göre; işçinin almakta olduğu aylık net ücretinin en fazla ¼’ü İcra ve İflas Kanunundaki genel kuralın aksine kanun koyucu işçiler açısından özel bir düzenleme yapmış olup işçi ücretlerinden en fazla ¼’nün haczine cevaz vermiştir.
    • Ücret veya maaşta haciz bulunması halinde, sonraki haciz sıraya konulur ve önceki haczin kesintisi bittikten sonra kesintiye başlanması gerekmektedir.
    • İkramiye, toplu sözleşme farkı ve nema da ücretten sayıldığından bunların da haczi mümkündür ve talep halinde bunların da ¼’ünün haczi gerekmektedir. Yüksek Mahkeme içtihatlarına göre ikramiyelerin ¼’den fazlasına haciz konulamaz. Ancak emeklilik ikramiyesinin tamamına haciz konulabilir[1].
    • İş Kanununa göre fazla mesai, evlilik yardımı, çocuk zamları, ayni yardımlar, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti gibi ödemelerin haczi mümkün değildir. Yargıtay Yerleşik İçtihatları ile de bu durum sabittir[2].
    • Yine İş Kanununa göre kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ücretten sayılmadıkları için bunların tamamının haczi mümkündür[3].
    • Kanun koyucu nafaka alacağı bakımından bir istisna getirmiş olup nafaka alacağı halinde işçinin ücretinin ¼’den fazlasının haczedilebileceğini düzenlemiştir. Nafaka alacağının niteliği sebebiyle öncelikle aylık nafakanın tamamının borçlunun almakta olduğu ücretinden her ay kesilmesi gerekmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da sadece aylık nafakanın öncelliği olup gelen haciz müzekkeresinde birikmiş nafaka olması halinde tıpkı diğer hacizler gibi birikmiş nafaka alacağının da sıraya konması gerekmektedir.

Buna göre nafaka ve maaş haczi beraber olduğunda, aylık nafakanın tamamının borçlunun almakta olduğu ücretinden her ay kesilmesinin ardından ücretten kalan kısmın ¼’ünün haciz sırasına göre sıradaki dosyaya aktarılması gerekmektedir.

Peki hakkında icra takibi yapılan bir çalışanına ait maaş haczi müzekkeresi kendisine tebliğ edilen işveren nasıl bir yol izlemelidir? Bu durum 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 355. ve 356. maddelerinde açıkça düzenlenmiştir.

Maaş haczi müzekkeresi kendisine tebliğ edilen işveren,

    • Çalışan ilgili iş yerinde çalışmaya devam ediyorsa, haciz yazısının tebliği tarihinden itibaren 1 hafta içerisinde haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücreti miktarını bildirmeye ve borç bitinceye kadar icra dairesinin tebligatı doğrultusunda haciz olunan miktarı kesip hemen ilgili icra dairesine göndermeye mecburdur.
    • Çalışanın ilgili iş yeri ile ilişiği kesilmişse bu durumda derhal keyfiyeti ilgili icra dairesine bildirmek zorundadır.
    • Çalışanın maaş, ücret veya memuriyetinde veya başka bir şubeden maaş almayı gerektirecek değişiklik olması halinde de derhal durumu ilgili icra dairesine bildirmeye mecburdur.

Maaş haczi müzekkeresini tebellüğ eden işveren, yukarıda izah edildiği şekilde müzekkerenin gereğini yerine getirmediği takdirde,

    • İcra ve İflas Kanununun 356. Maddesi gereğince kesmediği veya ilk vasıta ile göndermediği para ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet kalmaksızın icra dairesince maaşından veya sair mallarından alınır. Şahıs şirketlerinde bu sorumluluk işverene veya işverence bu işle görevlendirilmiş kanuni muhataba, tüzel kişiler bakımından da bu sorumluluk haczi yapmaya yetkili kılınan kanuni muhataba aittir.
    • Ayrıca yukarıdaki maddeden bağımsız olarak İcra ve İflas Kanununun 357. Maddesi gereğince, İcra dairesince kanuna göre yapılan tebliğ ve emirlerin gereğinin derhal yapılması gerekmekte olup neticesinin geciktirilmeksizin icra dairesine bildirmeye ilgililer mecburdur. Aksi halde ve makbul sebep haricinde tebliğ ve emirleri yapmayanlar hakkında Cumhuriyet Savcılığınca doğrudan doğruya veya alacaklının şikâyeti halinde soruşturma yapılır.

Tüm bu hususlar dikkate alındığında, borçlu çalışanı nedeniyle kendisine maaş haczi yazısı tebliğ edilen işveren öncelikle, gelen yazıyı dikkatlice okumalıdır. Haciz yazısı içerisinde icra dairesi tarafından talep edilen kararlara göre haciz yapılmalı ve buna göre kesinti yapılıp icra dosyasına gönderilmelidir.

Bu durumda gelen maaş haczi yazısında belirtilen kararın gereğinin işverence yerine getirilmesi gerekmektedir. Örnek vermek gerekirse, maaş haczi yazısında yalnızca ücretin veya maaşın 1/4’nün haczedilmesine karar verilmiş ise bu durumda yalnızca ücret veya maaşta belirtilen oranda kesinti yapılıp icra dosyasına gönderilmelidir. Ancak icra dairesi tarafından gönderilen maaş haczi yazısında ücret veya maaşın yanında kıdem ve ihbar tazminatlarının veya emekli ikramiyesinin haczedilmesine karar verilmişse, bu durumda hem maaş veya ücretten kesinti yapılmalı hem de çalışanın tazminata hak kazanması halinde ayrıca bunların da borca yetecek miktarı haczedilerek icra dosyasına gönderilmelidir.

Sonuç olarak, iş yerine gönderilen maaş haczi yazılarının ilgili iş yerinde yetkili kişiler tarafından teslim alınarak yukarıda izah edildiği şekilde gereğinin yerine getirilmesi önem arz etmektedir. Aksi halde işveren açısından kanunen gerek tazminat gerekse cezai sorumluluğu söz konusu olabilmektedir.

Av. Etem Tunç

 

[1] Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2016/8863, K.2017/383 T. 16.01.2017
[2] Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/19753, K.2015/28962 T. 23.11.2015
[3] Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E. 2016/14341, K. 2016/13513, T. 10.10.2016